skip to Main Content
Menü

Engelli kadınların gözünden 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü…

Yine kutlamalar, müzikli eğlenceler, çiçekler, süslü kelimeler ve yine 1 günlük mutluluk.

Evet mutlu oluyoruz, çünkü anlık sevinçlerle yetinmeyi öğretmişler bizlere. Ama yeterli mi, elbette hayır.

Bir kadın olarak, özellikle bizim ülkemizde nelerle mücadele etmek zorundayız, öncelikle bunu hatırlayalım.

Bir kız çocuğu olarak dünyaya geliyorsunuz, her ne kadar hayırlısı olsun denilse de, erkek çocuk kadar ilgi görmüyorsunuz. Oysa bir erkek çocuk doğduğu andan itibaren padişah gibi görülerek, hükmetmeyi öğreniyor. Önce varsa kız kardeşlerine ve hatta annesine sonra da eşine karşı davranışları bu yönde oluyor. Sürekli hizmet bekleyip kendisine saygı duyulmasını bekliyor. Bunun sebebi de kendisine saygı ve sevgide kadın erkek ayrımının olmadığının öğretilmemesi. Ve maalesef bunu yapan da yine bir kadın olan bazı erkek çocuk anneleri.

Bizim ülkemizde ahlak ve namus kavramı yalnızca kadınlar için. Bu kafa yapısını yıkmak zorundayız öncelikle. Kadının evi yeridir, düşüncelerini özgürce ifade edemezsin ya da edersen sonuçlarına katlanmak zorundasın ve benzeri bağnaz fikirler ve bu fikirlere sahip olan kişilerin yarattığı katliamlar.

Bitmiyor şiddet, taciz ve kadın cinayetleri, her gün bir yenisi ekleniyor. Kardeşine, karısına, sevgilisine, annesine hatta çocuğuna bile. Kafası böyle çalışan bir erkekten ayrılsan da kurtulamıyorsun, çünkü öldürüyor ve bir ceza indirimi alıp dolaşıyor yine sokaklarda.

Toplumun bir kısmı da çok yargılamıyor bunları, “acaba ne yaptı da şiddet gördü” gibi bahaneler üretiliyor.

Cinsel istismar konusu da aynı şekilde, kadın ne giydi, nasıl güldü gibi sebeplerle ceza almıyorlar bu insan denilemeyecek varlıklar.

Her ne kadar kırsal kesimlerde daha çok yaşansa da ya da bunları yaşatanlar daha çok kırsaldan gelse ve cehalet içinde olsa da, aynı oranda o kadar çok kariyer sahibi şehir adamı da var ki şiddete meyilli olan. Bu düşünce yapısı değişmedikçe, her gün katlanarak devam ediyor kadınlarımızın yaşadığı dramlar. Evet kadınsanız verdiğiniz mücadele bitmiyor ama bir de engelli iseniz bunun yanında, harcamanız gereken çaba katlanarak büyüyor. Dezavantajlarınız artıyor. Çünkü hem kadını hem engelliyi yok sayan bir anlayış ile karşı karşıyasınız.

Engelli kadının kendini savunma şansı daha az olduğundan durumu daha zor elbette, ancak engelli ya da engelsiz ne fark eder, insanlıktan nasibini almamış bu bireylerin yüzünden şiddet gören ya da hayatı kararan kadınlarımız kendini savunamazken, sebep olanların hiçbir şey olmamış gibi hayata devam etmeleri zoruma gidiyor.

Ve yine eski bir yazımdan alıntı yaparak bitirmek istiyorum.

“Zihinsel engelli kadınlarımızın fuhuşa zorlandığı, engelli engelsiz çocuklarımızın tecavüze uğradığı ve erkekler tarafından sürekli şiddete maruz kalan kadınlarımızın sayısının ne yazık ki oldukça fazla olduğu son günlerde, bu sapık zihniyete sahip kişilerin gereken cezaları alacağı adaletli günlere kavuşmak dileğiyle.”

Engelli engelsiz tüm kadınlarımız Kadınlar Günü Kutlu Olsun…

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Back To Top
Ara